Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın

Gökyüzü sembollerini okuma sanatı olan Astroloji’yi öğrenme aşamasında öğrencilerin her zaman farklı düşüncelere ve bakış açılarına ihtiyaçları vardır. Tabii diğer yandan materyalin farklı yollardan sunulmasına da ihtiyacımız olduğu gibi. Örneğin transitler basit gibi görünse de oldukça derin bir konudur; dışarıda gerçekleşecek olanların yanı sıra, kişilerin iç deneyimlerinin açığa çıkmalarına yardım ederler. Anlatmaya çalıştıkları şey aslında bir gelişme sürecinin tarifidir. Bu her zaman hareket halinde olan evrimden bir başkası de değildir.

Robert Hand’in kitabı Horoskop Sembolleri’nde söylediği gibi “Astrolojinin birincil değeri insan psişesinin sembolik bir tarifi” olması ile astroloji aslında bizlerin içeriden nasıl olduğumuzu tarif eder. Bizlerin ne olduğumuz ve nasıl davrandığımızdan ortaya çıkan ise dışsal olaylara bağlıdır. Doğanın işleyişinin nasıl ve ne olduğuna dair bir farkındalığımız var ise, karşılaştığımız durumlarla da baş etme becerisine sahibizdir demektir; bu bir farkındalık ölçütüdür bence.

saat

Astrolog ise gelişim şanslarını farketmelerinde danışanlara yol göstermek ve bu kişilerin evrimlerinde tüm sorumlulukları almaları konusunda yardımcı olmak yolunda hareket etmelidir. Doyum ve mükemmelliğe doğru gelişmelerinde diğerlerine hizmet etmek amacında olmalıdır. Bu durumda hümanist olabilmek ve tavsiyeler sunabilmek önemli bir hal kazanıyor.

Çoğu modern astrologlar çift anlamlı ve yumuşatılmış ifadeler kullanarak okuyucuyu korumaya çalışır. Bu gerçek mesajın kaybolmasına ya da önemini yitirmesine sebep olabilir. Aslında bu durum, astrolojik açıklamaları mutlak bir gerçek gibi alarak, yaşamlarının sorumluluğunu üstlenmekten kaçan kişilere cevap olarak ortaya çıkmış olabilir. Ama, astrolojik yazıları sulandırdığımızda, astrolojinin gelişimini de yavaşlatmış oluyoruz. Bazı astroloji öğrencileri, sembolleri kesin ve güçlü yorumlayamadıkları için yıldız bilimini bırakıyor. Astroloji gibi sonsuz ve karmaşık bir alanda, net konuşabilmek tabii ki oldukça riskli. Ancak risk almadan da güce ulaşılmıyor…

Astroloji mutlak bir bilim değil. Yorumların temel doğruluğunun ya da yanlışlığının yanı sıra, astrolojide sihir bazen çalışır bazen de çalışmaz. Ancak bunu bir yalanlama ya da başarısızlık olarak görmemek gerek. Sistemin derin oluşunu, bazen anlaşılmazlığını ve mucizevi yanını kabul etmek gerek. Dolayısı ile bir astrolog danışanını anlamak için bilgeliğini, sezgilerini, sağduyusunu ve bilgi kapasitesini orantılı bir şekilde kullanmayı öğrenmeli. Öngörü sürecinin neredeyse yarısını sağduyu oluşturur. Tabii yorumlarken, kişilerle bağdaştırmamızın yanı sıra, açıklamaların da gerçekte gezegen sembolizmine bağlı olmasını aklımızdan çıkarmamalıyız. Örneğin transit Jüpiter, Venüs ile kavuşuma hazırlanırken kişiye aşk konularında şanslı olduğunu söyleyebiliriz. Bu en basit öğretme yöntemidir. Ama bakalım karşımıza gelen kişi, astroloji kitaplarındaki “kişi” kadar anlaşılabilir ve uzlaşılabilir mi?? Öyle olsaydı bu derin alanda bilgi arayışımız da tam olarak bu noktada son bulurdu; daha fazlasına hiç ihtiyaç duymazdık. Ama burnu astrolojiye bulaşan herkes, her daim öğrenci olmaya hazır olmalı.

Astrolojide bugün temeller ihmal edilirken uzmanlık alanlarında gittikçe daha fazla kitap yazılmakta. Bu aslında astrolojiyi geliştirmek yerine, temeli zayıflatıyor ya da aceleye getiriyormuş gibi geliyor bana. Güçlü yorumlar, temel bilgilerin ve etkilerinin, derin bir şekilde anlaşılmasını gerektirir. Bu da bizlerden öncekilerin çalışmalarına dayandığı gibi, yorulmadan sıkılmadan, biliyoruz zannettiğimiz konuların üzerinden devamlı geçmek, tecrübe edinmek, asırlardır kullanılan yöntemleri uygulamak, her haritadaki eşsizliğe her defasında tanık olmak ile kazanılır.

Stephen Arroyo, “Astroloji, Karma ve Dönüşüm” kitabında, haritadaki bir faktörü gerçekten iyi anlarsak, bunun bizi hepsinin çıktığı merkeze yönlendireceğini savunmuş. Aynen Albert Einstein’ın ifade ettiği gibi, eğer herhangi bir şeyin çekirdeğine nüfuz edersek, sonunda en derin gerçekle karşılaşırız. Horoskop’ta bu gerçeğe ulaşmak ise, ileride yaşanacak transit etkilerinin ana doğasını da anlatabilir. Her transit herkes için aynı şeyi ifade etmez; işte bu derin konu her haritanın kendi gerçekliğine bağlıdır. Sonsuz yorum karmaşasına dalmadan önce, biz astrologlar, önce astrolojinin çekirdeğine nüfuz etmeye çalışmalıyız. Bu hepimizin misyonu olmalı.

Zerrin Zindancıoğlu, Dipl. of ASA, MAPAI

Beğendiyseniz Lütfen Paylaşın

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.